GÜM-GÜM-GÜM… ÇED-ÇED-ÇED…
Bunlar vallahi deli… Bunlar vallahi normal değil… Bunlar vallahi çılgın… Bunlar vallahi inatçı… Bunlar vallahi çevre manyağı… Bunlar vallahi antiemperyalist… Bunlar vallahi faşizme karşı omuz omuza… Bunlar vallahi Kazdağları’nı da Marda Dağı’nı da vermezler… Ve bunlar, hem vallahi, hem billahi Atatürkçü…
Kendi deyimleriyle; “Vermücükler!”…
Dün Zeytinli’de, Zeytinli Belediyesi ve GÜMÇED’in beraber organize ettiği, 20’den fazla sivil toplum örgütünün katıldığı, sayısı binleri bulan harikulade bir miting düzenlediler. Emeği geçenlere sonsuz teşekkürler… Helal olsun!….
AKP İLÇE BAŞKANI YÜZÜAK
AKP’nin ulusal ve uluslar arası siyasetine bakıyorum, Başbakan Erdoğan’ın “ileri” demokrasi anlayışına bakıyorum, AKP’nin uyguladığı baskılara bakıyorum, sonra birde dönüyor AKP Edremit İlçe Başkanları Harun Yüzüak’a bakıyorum…
Vallahi şeker gibi adam…
O konuşurken benim içim açılıyor…
O konuşurken huzur doluyorum…
Bir siyasetçi de olması gereken özelliklerin olumlu yönde neleri varsa hepsi Yüzüak’ta mevcut…
Birleştirici…
Güler yüzlü…
Sıcakkanlı…
Uysal…
Ağzı var dili yok vesselam…
Böylesine düzgün birisi nasıl oluyor da AKP’de siyaset yapıyor aklım izanım almıyor… Belki bana kızabilir bunları söylüyorum diye… Zerre umurumda değil… Üyesi olduğu partinin ülke çapında uyguladığı faşizan uygulamalara bir bakıyorum, birde dönüp Yüzüak’a bakıyorum…
Umarım siyasi hayatı, üyesi olduğu partinin adı gibi “AK” değil, soyadı gibi “AK” olur…
ADD ALTINOLUK’UN GENÇLİK YAKINIŞI
ADD Altınoluk Şubesi’nin geçtiğimiz günlerde Güre’de düzenlediği yemeğe katıldım. ADD Altınoluk Şube Başkanı Tümay Ongan beyefendiyle (aynı zamanda hocam olur) ADD’de yapılan çalışmaları vs. konuştuk. Lafı döndürdüm dolaştırdım gençliğe getirdim. ADD’nin Altınoluk’ta ki genç sayısı sordum. Aldığım cevap hayal kırıklığı. Altınoluk’ta 1250’yi geçkin üyesi bulunan CHP’nin gençlik yapılanması bile ADD’nin Altınoluk’ta ki sayısından fazla. Burada Tümay Ongan’a veya yöneticilere suç bulmuyorum. Suçlu birisi varsa, büyük bölümü çocuklarının apolitik yetişmesini sağlayan ailelerdir. Onlara da suçun hepsini yıkmıyorum. 80 darbesi benim kuşağımın değil, o ailelerin kuşağının üzerinden silindir gibi geçti. Varsın geçsin… O zaman askeri olarak yaşanan baskı, bugün daha büyük boyutlarda ve daha endişe verici şekilde sivil olarak karşımızda. Çocuklarınızı evlere hapsetmeyin! Onlar evlere, Facebook’a, Twitter’a hapsoluyorlarsa, siz buna izin vermeyin! Tutun kolundan herhangi bir STK’ya götürün. Örgütlenmeyi öğrensin… Baskıya karşı dik durmayı öğrensin… Hayatın “lay lay lom”dan ibaret olmadığını, atalarının yıllar önce bin bir zor şartlar altında kurduğu ülkesinin bugün nasıl satıldığını ve yabancılara peşkeş çekildiğini öğrensin!...
Malumunuz; bu konuları önceleri eğitim sistemimiz bizlere öğretiyordu. Yeni eğitim sisteminde bunları öğrenemeyecekleri gibi, isterlerse Kuran-ı Kerim ve Hz. Peygamber’in hayatını, isterlerse diğer seçmeli dersleri öğrenecekler…
Peki ya Alevi yurttaşlar… Onlar ne olacak?... Onların çocukları ne olacak!... Bunu düşünen var mı?... Yok!... Vay anasına sayın seyirciler!...
Not: Önce Körfez Gazetesi olarak sosyal medyada da etkinliğimizi sürdürüyoruz. Twitter´da “twitter.com/Oncekorfez Facebook´ta “facebook/öncekörfez ve www.oncekorfez.com dan yerel gündemi anbean bizden takip edebilirsiniz.
Dipnot: 4+4+4 uygulamasında okul öncesi öğretim bitirileceğine göre, birisi rica etsem bana anaokulu öğretmenlerinin hallerinin ne olacağını söyleyebilir mi? Keza benimle birlikte, anaokulu öğretmenleri de kendilerinin ne olacağından bihaberler…
okay önder etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
okay önder etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
3 Nisan 2012 Salı
30 Mart 2012 Cuma
NASIL BİR İLÇE BAŞKANI OLMALI…
CHP’nin Balıkesir örgütlerinde seçim heyecanı geçtiğimiz hafta başladı. Cumartesi günü Gömeç kongresi yapılırken ertesi günde Burhaniye örgütü kazasız belasız seçimini gerçekleştirdi.
Balıkesir’de CHP’li kime sorarsanız sorun, en merakla beklediği seçimlerden birisi Edremit’te yapılan olacaktır.
Şuan itibariyle iki kişi adaylığını açıklamış durumda. Bunlardan birisi Kaya Yağcı, diğeri ise Yurt Yıldırım. Mevcut ilçe başkanı Necmi Dönmez’de önümüzde ki günlerde muhtemelen adaylık açıklamasını yapacaktır.
Benim merak ettiğim konu, CHP’nin Edremit örgütüne kimin başkan seçileceğinden çok, bu vasfı yerine getirip getiremeyecek birisinin seçilip seçilemeyeceği.
Yoksa öyle veya böyle birisi ilçe başkanı olacak. Ama vasıfları ne olacak?...
Siyasi kimliği olacak mı olmayacak mı?
Liderlik vasfı var mı yok mu?
Seçildiği takdirde belediye başkanları “otur” dediği zaman oturacak, “kalk” dediği zaman kalkacak mı kalkmayacak mı?
Masaya yumruğunu vurduğunda ses getirecek mi getirmeyecek mi?
Partiyi ileriye götürme adına neler yapacak, var olan potansiyeli de yerin dibine batıracak mı batırmayacak mı?
Bu cak-lar ve cek-ler uzar gider…
15 Nisan günü seçilecek ilçe başkanının işi mevcut ilçe başkanından ve ondan önceki başkanlardan daha da zor olacak. Balıkesir’in Büyükşehir olması konusu almış başını giderken, olası bir durumda beldeler kapanıp Edremit’e bağlandığı takdirde karışacak çadırı toparlayacak, partinin sağa sola savrulmasını önleyecek birisinin ilçe başkanı olması gerekiyor. Yoksa belediye başkanlarının güdümünde birisi seçilecekse, CHP Edremit’te tarihinin en büyük hezeyanlarından birisini yaşayabilir.
CHP’nin ilçe başkanlığı seçimlerine ilişkin merak ettiğim bir diğer konu aday olan isimlerin ne amaçla aday oldukları…
Egolarını tatmin etmek için mi?
CHP gibi marka bir partinin ilçe başkanı sıfatında olmak adına mı?
Laf olsun torba dolsun zihniyetine mensup oldukları için mi?
Belediye başkanlarından direktif aldıklarından dolayı mı?
Yoksa memleketin, partinin ve çocuklarının geleceğini düşündükleri için mi?
Bende merak uyandıran asıl konu bu.
Bostan korkuluğunu da koysanız CHP’ye veya herhangi bir partiye ilçe başkanlığı yapabilir. 15 günde bir parti binasında toplantı yapmakla, STK ve DTÖ’lerin eylemlerine destek vermekle, Çanakkale’ye, Havran’a, Ayvalık’a gezi düzenlemekle, kurultay olduğunda amaçsızca (!) Ankara’ya gidip gelmekle ilçe başkanlığı yapılmayacağının farkındalardır diye düşünüyorum!
CHP’nin iktidarda olduğu beldelerin kapatıldığını ve mevcut belediye başkanlarının ve dışarıdan aday olacak birkaç ismin Edremit’e talip olduklarında ortaya çıkacak hengameyi bir düşünsenize… (Ouvv çok sert!)
Bunun altından kalkacak ilçe başkanında mangal gibi bir yürek, belediye başkanlarının güdümünde olmayan bir karakter ve partinin tabanını dinleyen bir kulak olması gerekecek.
Bekleyip göreceğiz bakalım…
CHP Edremit’in yeni seçilecek ilçe başkanı umarım belediye başkanlarının güdümünde değil, tabanının direktiflerini hayata geçiren karakterde birisi olur. O kişi kim olursa olsun benim gönlüm onunla olacak.
Ve inanın; CHP içinde, Edremit içinde en hayırlısı bu olacaktır.
Not: Geçtiğimiz gün Ayvalık’ta KESK’e yapılan müdahaleden haberiniz vardır diye düşünüyorum. Ankara’ya gitmek isteyen sendika üyelerine polis izin vermiyor. Günümüz dünyasında Türkiye Cumhuriyeti’nde yaşanan hadiseye bakar mısınız?! Vatandaşın seyahat etme hakkı elinden alınıyor!
Dipnot: Yaklaşık 1 aydır neden köşe yazmadığım sorularına cevap olarak; Önce Körfez gazetesinin Altınoluk temsilciliğinden, Edremit bürosuna transfer oldum. (Çok havalı!) Burada ki yoğun işleyişin oturması ve olaylara adapte olma adına kısa bir ara verdim. Bilginize…
Balıkesir’de CHP’li kime sorarsanız sorun, en merakla beklediği seçimlerden birisi Edremit’te yapılan olacaktır.
Şuan itibariyle iki kişi adaylığını açıklamış durumda. Bunlardan birisi Kaya Yağcı, diğeri ise Yurt Yıldırım. Mevcut ilçe başkanı Necmi Dönmez’de önümüzde ki günlerde muhtemelen adaylık açıklamasını yapacaktır.
Benim merak ettiğim konu, CHP’nin Edremit örgütüne kimin başkan seçileceğinden çok, bu vasfı yerine getirip getiremeyecek birisinin seçilip seçilemeyeceği.
Yoksa öyle veya böyle birisi ilçe başkanı olacak. Ama vasıfları ne olacak?...
Siyasi kimliği olacak mı olmayacak mı?
Liderlik vasfı var mı yok mu?
Seçildiği takdirde belediye başkanları “otur” dediği zaman oturacak, “kalk” dediği zaman kalkacak mı kalkmayacak mı?
Masaya yumruğunu vurduğunda ses getirecek mi getirmeyecek mi?
Partiyi ileriye götürme adına neler yapacak, var olan potansiyeli de yerin dibine batıracak mı batırmayacak mı?
Bu cak-lar ve cek-ler uzar gider…
15 Nisan günü seçilecek ilçe başkanının işi mevcut ilçe başkanından ve ondan önceki başkanlardan daha da zor olacak. Balıkesir’in Büyükşehir olması konusu almış başını giderken, olası bir durumda beldeler kapanıp Edremit’e bağlandığı takdirde karışacak çadırı toparlayacak, partinin sağa sola savrulmasını önleyecek birisinin ilçe başkanı olması gerekiyor. Yoksa belediye başkanlarının güdümünde birisi seçilecekse, CHP Edremit’te tarihinin en büyük hezeyanlarından birisini yaşayabilir.
CHP’nin ilçe başkanlığı seçimlerine ilişkin merak ettiğim bir diğer konu aday olan isimlerin ne amaçla aday oldukları…
Egolarını tatmin etmek için mi?
CHP gibi marka bir partinin ilçe başkanı sıfatında olmak adına mı?
Laf olsun torba dolsun zihniyetine mensup oldukları için mi?
Belediye başkanlarından direktif aldıklarından dolayı mı?
Yoksa memleketin, partinin ve çocuklarının geleceğini düşündükleri için mi?
Bende merak uyandıran asıl konu bu.
Bostan korkuluğunu da koysanız CHP’ye veya herhangi bir partiye ilçe başkanlığı yapabilir. 15 günde bir parti binasında toplantı yapmakla, STK ve DTÖ’lerin eylemlerine destek vermekle, Çanakkale’ye, Havran’a, Ayvalık’a gezi düzenlemekle, kurultay olduğunda amaçsızca (!) Ankara’ya gidip gelmekle ilçe başkanlığı yapılmayacağının farkındalardır diye düşünüyorum!
CHP’nin iktidarda olduğu beldelerin kapatıldığını ve mevcut belediye başkanlarının ve dışarıdan aday olacak birkaç ismin Edremit’e talip olduklarında ortaya çıkacak hengameyi bir düşünsenize… (Ouvv çok sert!)
Bunun altından kalkacak ilçe başkanında mangal gibi bir yürek, belediye başkanlarının güdümünde olmayan bir karakter ve partinin tabanını dinleyen bir kulak olması gerekecek.
Bekleyip göreceğiz bakalım…
CHP Edremit’in yeni seçilecek ilçe başkanı umarım belediye başkanlarının güdümünde değil, tabanının direktiflerini hayata geçiren karakterde birisi olur. O kişi kim olursa olsun benim gönlüm onunla olacak.
Ve inanın; CHP içinde, Edremit içinde en hayırlısı bu olacaktır.
Not: Geçtiğimiz gün Ayvalık’ta KESK’e yapılan müdahaleden haberiniz vardır diye düşünüyorum. Ankara’ya gitmek isteyen sendika üyelerine polis izin vermiyor. Günümüz dünyasında Türkiye Cumhuriyeti’nde yaşanan hadiseye bakar mısınız?! Vatandaşın seyahat etme hakkı elinden alınıyor!
Dipnot: Yaklaşık 1 aydır neden köşe yazmadığım sorularına cevap olarak; Önce Körfez gazetesinin Altınoluk temsilciliğinden, Edremit bürosuna transfer oldum. (Çok havalı!) Burada ki yoğun işleyişin oturması ve olaylara adapte olma adına kısa bir ara verdim. Bilginize…
24 Nisan 2011 Pazar
İstanbulum, İstanbulsun, İstanbul...
Blogu komple değiştirmeye karar verdim. Bundan böyle yazdığım köşelerin afilli hallerini koymayacağım buraya. Böyle daha deli dolu, daha samimi ve daha "ben"leri yazacağım. Dert ortağım olacak belki de bundan sonra...
Yakında İstanbul macerası başlıyor. Altınoluk benim için her zaman büyük bir zevk. Bu büyük zevki 23 sene boyunca tattığım içinde kendimi çok şanslı görüyorum...
Ve İstanbul...
Adını bile ağzına aldığında insan hem inanılmaz büyüleniyor hem de inanılmaz ürperiyor. "Bu memleket beni fena yapar hocam" diyen lise arkadaşım geldi aklıma. Çocuk İstanbul'dan Altınoluk'a taşındığında böyle söylemişti. Şimdi "change" durumu söz konusu. Benim bu cümleyi kurmam daha gerçekçi lakin, öyle görüyorum...
İşin evveliyatına hiç girmek istemiyorum bu yazıda. Bu yazıda, "yazdım, oldu" mantığını naklettim, vira bismillah diğer yazılara artık...
Kalın sağlıcakla dostlar, paylaşacak koskocaman bir dünyamız var artık...
Yakında İstanbul macerası başlıyor. Altınoluk benim için her zaman büyük bir zevk. Bu büyük zevki 23 sene boyunca tattığım içinde kendimi çok şanslı görüyorum...
Ve İstanbul...
Adını bile ağzına aldığında insan hem inanılmaz büyüleniyor hem de inanılmaz ürperiyor. "Bu memleket beni fena yapar hocam" diyen lise arkadaşım geldi aklıma. Çocuk İstanbul'dan Altınoluk'a taşındığında böyle söylemişti. Şimdi "change" durumu söz konusu. Benim bu cümleyi kurmam daha gerçekçi lakin, öyle görüyorum...
İşin evveliyatına hiç girmek istemiyorum bu yazıda. Bu yazıda, "yazdım, oldu" mantığını naklettim, vira bismillah diğer yazılara artık...
Kalın sağlıcakla dostlar, paylaşacak koskocaman bir dünyamız var artık...
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)